Provence’ın Küçük, Şirin ve Güzel Köyleri…

Provence’daki 3. günümüzde bölgedeki küçük köyleri gezmeye karar verdik. Konakladığımız misafirevinin yakınlarındaki 2 küçük köyden biri olan Simiane la Rotonde’den turumuza başladık.

Simiane La Rotonde

Provence’daki köylerin ortak özelliği bir tepenin üzerine inşa edilmiş taş evlerden oluşuyor olması. O yüzden yolda ilerlerken bir anda heybetli bir şekilde karşınıza çıkıyorlar. Simiane la Rotonde geniş bir ovaya bakan bir tepe üzerine kurulmuş. Bu ovada lavanta dışında mor renkli çayır çiçekleri de yetişiyor ve harika görünüyorlar.

Simiane’deki çiçek tarlaları
Bu da köyden tarlaların görünüşü

Köyün tepesinde bulunan otoparka arabanızı parkedebiliyorsunuz. Zaten küçük olan bu köyü yarım saatte gezip bitirirsiniz. Köyde birkaç tane Alaçatı benzeri hediyelik eşya dükkanı ve cafe bulunuyor.

Simiane La Rotonde
Simiane La Rotonde
Simiane La Rotonde
Simiane La Rotonde

Simiane’nin ardından yakınlardaki bir diğer köy olan Banon’a geçtik. Banon’da gittiğimizde bir ikinci el antika pazarı vardı. Bir süre burayı gezdik ve köyü de dolaştıktan sonra bir başka Provence köyü olan Sault’a gitmek üzere yola çıktık. Sault lavanta tarlalarının en yoğun ve güzel olduğu köylerden biriymiş. Yol boyunca karşımıza çok lavanta tarlası çıktı ama hiçbiri Valensole’deki kadar renklenmemişti.

Banon’daki bit pazarı
Banon
Banon

Sault’da yine tipik bir Provence köyü. Önceki iki köyden daha canlı bir köy. Birçok yeme içme mekanı var burada. Maitre Nogalier adlı nostaljik pastaneye uğrayın ve nefis tatlılarından deneyin. Bölgeye özgü nougatlardan veya Calissolardan deneyebilirsiniz. Biz bademli kek denedik.

Her köyde bu lavanta dükkanlarına rastlayabiliyorsunuz
Sault
Sault

Sault sokaklarını gezdikten sonra iyice acıktığımız için La Promonade adlı manzaralı bir mekanda Sezar Salatası yedik. Ardından da Sault’a veda edip Gordes’e dogru yola çıktık. Yol üzerinde bölgenin en ilgi çekici manastırlarından olan Abbey  De Senanque’ye uğradık. Bu manastırın önünde bir lavanta tarlası bulunuyor. Biz gittiğimizde henüz açmamıştı. Burada fotolarımızı çektikten sonra 15 dakika uzaklıktaki Gordes’e gittik.

Abbey De Senenque

Gordes gezdiğim köyler arasında en etkileyici olanıydı. Bir Vadinin iki tarafına kurulmuş yerleşimiyle dikkat çekici bir mimari özelliğe sahip. Burası en fazla turist yoğunluğu olan köydü. Otoparklarda neredeyse yer yoktu. Üstelik biz Haziran sonu gitmiş olmamıza rağmen kalabalıktı. Yoğun sezon olan Temmuzu düşünemiyorum bile. Bu arada otopark ücreti tüm gün için 4 Euro. Diğer köylerde herhangi bir yere park etmiştik ama burada otoparka parketmek zorunda kaldık.

Gordes tam sokaklarında kaybolmalık bir köy. Dik yokuşlar üzerine inşa edilmiş taş evler büyüleyici. Burada  da birçok restoran ve kafe yer alıyor. Gordes’te bir de çok meşhur bir otel yer alıyor; La Bastide De Gordes. Otelin mimarisi çok ilginç. Girip görmenizi tavsiye ederim. Manzarası çok etkileyici. Birşey yiyebilir veya en azından manzaraya karşı birşeyler içebilirsiniz.

Gordes
Gordes

Gordes’ın ardından artık neredeyse akşam olmak üzereydi. Biz de yol üzerindeki bir başka güzel köy olan Loumarin’e gittik ama sadece içinden araba ile geçtik. Burası da çok şirin görünüyordu. Küçük bir meydanda yanyan restoranlar yer alıyordu. Vaktimiz olsaydı burayı da gezmek isterdik ancak dediğim gibi mesafeler birbirine çok uzak. O yüzden vaktimizin çoğu yollarda geçti Provence’da.

Gordes
Gordes
Gordes

Bu köylerin dışında önceden yaptığım araştırmaya göre görülmesi gereken diğerleri Bonnieux, Le Baux De Provence ve Ensuis bulunuyor. Ayırıca Ponte Du Gard adlı köprü de görülmesi gereken yerlerden. Biz ertesi gün uçak saatimize kadar aslında buraları gezebilirdik ama daha önce hiç görmediğimiz Marsilya’yı gidip görmeyi tercih ettik.

 

 

 

Written By
More from gurhan

Aix En Provence’da Bir Gün…

İlk gün köyler arasındaki mesafelerin uzunluğu karşısında yaşadığımız şoku atlattıktan sonra ikinci...
Read More

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir