Palandöken & Erzurum Gezisi…

Yaz insanı olduğumdan ve soğuk havayı pek sevemediğimden genelde kışları çok az seyahat ederim. Hele kar turizmi ile aram hiç iyi değildir. En son bir kayak tatiline üniversitede öğrenciyken gitmişim. Yani çok uzun yıllar önce…

İstanbul'danErzurum'a inene kadar her yer karlarla kaplıydı!
İstanbul’danErzurum’a inene kadar her yer karlarla kaplıydı!

Xanadu Snow White Hotel

Erzurum’a ilk gidişimde bir otelin davetlisiydik. Ancak otel isim değiştirdiği için yazımın o kısmı güncelledim.

Palandöken seyahatimiz Sabiha Gökçen havalimanından Erzurum’a 1,5 saatlik bir uçuşla başladı. Havalimanı otele yalnızca 15 dakika uzaklıkta. Otellerin havaalanına yakınlığı Palandöken’i diğer kayak merkezlerinin yanında öne çıkarıyor. Kolayca otelinize ulaşıyorsunuz. Palandöken ayrıca pist kalitesi bakımından da dünyanın en önemli merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Xanadu'nun pisti...
Palandöken Erzurum’a yalnızca 15 dakika uzaklıkta!

İkinci günümüzde biraz Erzurum’u tanımak üzere şehre indik. İlk durağımız Kurtuluş savaşı sırasında Ruslara karşı şehrin savunmasında önemli rol oynamış tabyalardan biri olan Aziziye tabyasi oldu. Erzurumda bunun gibi toplam 22 tabya varmış. Aziziye tabyasında yine Kurtuluş Savaşı sırasında tabyanın savunmasında çalışıp bir kahraman ilan edilen Nene Hatun’un anıt mezarı bulunmaktadır…

Aziziye Tabyası...
Aziziye Tabyası…

Erzurum gezisini yaptığımız gün hava inanılmaz soğuk olduğundan tabyada sadece 10 dakika kalıp şehrin bir diğer simgesi olan Çifte Minareli medreseye gittik. Malesef medrese tadilatta olduğundan güzel bir fotoğraf alamadım. Medrese yapılırken minareleri tamamlanamamış. Rehberimiz bize neden tamamlanamadığı ile ilgili olan rivayetlerden en bilineni olan usta çırak öyküsünü (google’da aradığınızda çıkıyor) anlattı. Bu arada medrese 1291 yılında açılmış…

Çifte Minareli Medrese Tadiletta olduğundan içini de gezemedik...
Çifte Minareli Medrese Tadiletta olduğundan içini de gezemedik…

Çifte minareli medresenin ardından hemen arkasında yer alan üç kümbetler adlı anıt mezarları görmeye gittik. Bu mezarlardan biri Saltuklu Emirliğinin kurucusu olan Emir Saltuk beye ait. Diğer ikisi ise kimin mezarları olduğu bilinmiyor. Sekizgen olarak inşa edilmiş olan Emir Saltuk kümbetinin üzerinde Çin ve Orta Asya takvimine ait hayvan figürleri yer alıyor.

Üç Kümbetler...
Üç Kümbetler…
Gezgin dostlarım Alev ve Ufuk ile üç kümbetlerde...
Gezgin dostlarım Alev ve Ufuk ile üç kümbetlerde…

Kümbetin ardından bir başka medrese olan Yakutiye’ye gittik. 1310 yılında inşa edilmiş olan medrese günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Müzede geçmişte Erzurum’da yaşamın nasıl olduğu çeşitli aksesuarlarla anlatılmış. Medresede dikkat çeken şey sınıflarının kapıları çok alçak olması. Bunun sebebi öğrencilerin kapıdan eğilerek geçmesi ve böylece bir saygı hareketi göstermelerini sağlamakmış. Medresenin tavan işlemeleri çok etkileyici. Erzurum’un simgelerinden olan çift başlı kartal figürü medresenin girişinde yer alıyor.

Yakutiye Medresesi
Yakutiye Medresesi
Medresenin içi
Medresenin içi

Erzurum gezimizin son durağı ise Kurtuluş Savaşımızın başlangıcında önemli rol oynayan Erzurum kongresinin yapıldığı kongre binası oldu. Bir yangınla yerle bir olan kongre binası orjinaline uygun şekilde yeniden inşa edilmiş. Kongre salonu ve oturma düzeni o günlerde olduğu gibi tekrar yapılmış. Tarihimizde büyük önemi olan bu kongrede bulunmak oldukça etkileyiciydi.

Erzurum Kongre Binası
Erzurum Kongre Binası

Tarihi yerleri gezdikten sonra artık Erzurum’un lezzetlerini deneme vakti geldi. İlk lezzet durağımız meşhur cağ kebabını denemek için gittigimiz Koç Cağ Kebapçısı oldu. Karşılaştığım bir çok kişi cağ kebabını Erzurum’da en iyi yapan yerin burası olduğu söyledi. Cağ kebabı yatay şekilde pişirilen kuzu etinin şişlere geçirilip sonra tekrar ızgara edilmesiyle yapılıyor. Böylece et iyi pişmiş oluyor. Ancak etin daha yumuşak ve sulu kalması için ızgara edilmeden servis edilen şekli de oluyor. Buna da Tatari deniliyor. Ben hem normal şekilde yapılanını hem de Tatari şekilde pişirilenini yedim. Bana göre Tatari versiyonu çok daha lezzetli! Üstüne bir de Erzurum’un meşhur kadayof dolmasından yiyerek lezzet turumuzun ilk ayağını tamamlamış olduk…

Koç Cağ Kebabı
Koç Cağ Kebabı
Erzurum'un en iyisi
Erzurum’un en iyisi
Kadayıf Dolması...
Kadayıf Dolması…

Gezimanya Palandöken turu davetlileri arasında harbiyiyorum.com ‘un kurucusu Salih Sevinç’de vardı. Tabi onunda önceliği Erzurum’un lezzetlerinin peşinden koşmak olduğu için biz günün geri kalanında grutan koparak kendi tadım turumuzu yaptık.

Cağ kebabından sonra Erzurum’un tanınmış çorbacılarından biri olan Orta Çorbacı’ya gittik. Erzurum’da çorbacılar yaygın olarak bulunuyor ve bir çok çeşit çorba servis ediliyor. Ben Erzurum’a özgü bir çeşit olan Ayran aşı çorbasını denedim. Buğday, yoğurt ve yöreye özgü bir ot çeşidi olan Asotu kullanılarak yapılan çorba çok lezzetli.

Ayran Aşı
Ayran Aşı

Bir sonraki durağımız şimdiye kadar yediğim dönerler arasında en lezzetli ilk üç dönerden biri diyebileceğim döneri yediğimiz Hacı Baba oldu. Erzurum dağlarında yetişen kuzu etinden yapılan döneri üzerine bir tutam reyhan serperek yiyorsunuz ve lezzet karşısında bayılacak gibi oluyorsunuz. Mekanın Ankara’da da bir şubesi olduğunu öğrenince çok sevindim çünkü Ankara’ya çok sık gidiyorum. İlk fırsatta gidip tekrar bu lezzeti tadacağım…

Dönerci Hacı Baba...
Dönerci Hacı Baba…

Lezzet duraklarımızın sonuncusu ise Tarihi Emir Şeyh köftecisi oldu. Tarihi bir konakta yer alan köftecinin iç tasarımı çok otantik ve etkileyici. Sırf tavan işlemeleri için Sudan’lı bir usta getirtilmiş. Emir Şeyh’in köfteleri bildiğimiz köftelerden biraz farklı. Adana kebap benzeri şişe takılarak pişiriliyor. Bu lezzetli köftenin yanında Cağ kebabı da servis ediyorlar. Benim Emir Şeyh’de asıl bayıldığım şey ise pekmezli baklava oldu. İlave şeker kullanılmadan yapılan cevizli baklava bana göre kadayıf dolmasından bile lezzetliydi.

Emir Şeyh Köftecisi...
Emir Şeyh Köftecisi…
Köfteler Pişerken...
Köfteler Pişerken…
Şerbetli Baklava...
Şerbetli Baklava…

Köfte ve baklava ile birlikte Erzurum lezzet turumuzu böylece tamamlamış olduk. Daha önceden Erzurum’a gelip bu mekanları denemiş olan Harbiyiyorum’a beni de bu lezzetlerle tanıştırdığı için ayrıca teşekkür ederim.

İkinci Erzurum seyahatimde ise farklı mekanlara gittik.

Çınar Cağ Kebap: İkinci Erzurum seyahatinde ise Cağ kebap için bu kez yine tavsiyeler üzerine Çınar Cağ Kebap’a gittik. Gelsin tatariler! Gerçekten yine tam bir kebağ ziyafeti yaşadık. Ben tatati haricinde normal pişmiş olanı da sipariş ettim. Evet daha sert oluyor ama kesinlikle daha az lezzetli değil!

Erzurum Evleri: Biribine bağlı 11 tarihi konaktan oluşan Erzurum Evleri farklı ambiyansıyla mutlaka gidip görülmesi gereken yerlerden. Evler restore edilip otantik hallerine kavuşturulmuş. İster yer sofrasında gözleme-mantı yiyin, isterseniz de soba başında kestane, patates ve semaverde çay keyfi yapın…

Coffee Tainer: Canınınız daha modern bir ambiyansta kahve çekerse Coffee Tainer imdadınıza yetişecek. Americano, Machiato yada Türk kahvesi. Erzurum’un soğuğuna birebir. Yanında da leziz tatlılar…

Muammer Usta'nın Kadayıf Dolmaları...
Muammer Usta’nın Kadayıf Dolmaları…

 

Written By
More from gurhan

Aix En Provence’da Bir Gün…

İlk gün köyler arasındaki mesafelerin uzunluğu karşısında yaşadığımız şoku atlattıktan sonra ikinci...
Read More

1 Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir