Ben Simi’ye Bayıldım…

Şimdiye kadar toplam 9 Yunan adasına seyahat ettim. Hydra, Andros, Mikanos, Santorini, Tasos, Rodos, Zakintos, Kos ve Simi… Hepsinin kendine has ayrı ayrı güzelliği var. Mesela Zakintos dünyanın en güzel plajlarından birine sahip; Shipwreck Beach. Mykonos’un berrak suları ve eğlencesi, Hydra’nın küçük ve sevimli oluşu, Tasos’un yine Marble Beach’i, Rodos’un tarihi vs gibi. Ama beni en çok etkileyenlerinden birincisi Santorini, ikincisi ise Simi…

Simi

Santori’nin olağanüstü mimarisi, renkleri, sokakları, otelleri, otellerindeki sonsuzluk havuzlarıi manzaraları ve bu manzaranın dinginliği beni resmen büyüledi. Simi ise asla ve asla taviz verilmeyen tek tip mimarisi ile gönlümde yer edindi.

Pedi, Simi

Küçücük bir ada Simi (Sömbeki). Kışları nüfusu 2000 civarındaymış. Bir liman (Gialos, o limanın çevresindeki tepelerdeki yerleşim yeri ve yine tepenin arkasına doğru yayılmış bir başka köy (Chorio) ve kıyı köyü Pedi’den oluşuyor. Geçim kaynakları balıkçılık ve turizm. 1971’de ada mimarisi koruma altına alınmış. Belli renkler dışında renk kullanılması yasaklanmış. Venedik mimari esintileri taşıyan evler yapılması zorunlu kılınmış. O yüzden liman bölgesinde göz kamaştıran bir mimari uyum bulunmaktadır. Bunu gördükten sonra neden bizde de aynı koruma başarısının sağlanamadığını düşünmeden edemiyor insan.

Bu merdivenler tepelere çıkıyor

Simi’ye yalnızca deniz yolu ile ulaşılıyor. Datça ve Bodrum’dan feribotlarla gitmek mümkün. Kapıda vize uygulaması bu ada için de geçerli ancak önceden belgelerinizi hazırlamış olmanız gerekiyor.

Smi’nin kedileri de meşhur
Chorio’da bir evin kapısı

Simi daha ufukta görünür görünmez insanı etkilemeyi başarann bir ada. Renkler, muntazamlık, küçük ve sevimli oluşu hemen kendini sevdiren sebeplerden. Gezilip görülecek çok fazla yeri yok ama zaten sokaklarında turlarken, binaları fotoğraflarken zamanın nasıl geçtiğini farketmiyorsunuz bile…

Simi

Liman bölgesi saha çok restoran ve kafelerin ve dükkanların yoğunlaştığı br bölge. Buradan Pedi’ye giden minibüsler bulunuyor. Yada belli saatlerde tekne ile de iki kıyı arasında ulaşım mevcut. Minibüslere binerseniz yol üzerinde Chorio’ya yakın bir yerde inip burayı gezebiliyorsunuz. Eğer bacaklarınıza güveniyorsanız da Gialos’dan Chorio’ya çıkan merdivenler mevcut. Biz merdivenleri çıkarak Chorio’ya ulaşmayı tercih ettik. Ama sıcak ve yorucu olduğu için herkese tavsiye etmiyorum. Ayrıca yolun bir yerinde minik bir yılanla da karşı karşıya geldik 🙂

Pedi

Chorio rengarenk evlerle çevrili dar sokaklarıyla büyüleyici. Köy kahvehanesi kıvamında kafelere sahip. Soluklanıp soğuk birşeyler içmek için ideal. Buradan Gialos manzarası nefes kesici. Bu manzaraya sahip restoranlar da bulunuyor Chorio’da. Burada bir de Simi Arkeoloji müzesi bulunuyor. Chorio’dan aşağı Gialos’a harika evlerin arasından merdivenle inebilirsiniz. Ama bu da hiç kolay değil dizlerinde problem olanlar yine minibüsü tercih etsinler.

Simi

Adanın her sokağında her köşesinde birbirinden güzel bir ev karşınıza çıkıyor. Kapısı, penceresi boyalı bakımlı, renkleri içinizi açan, fotoğraf çektirmeden geçemediğiniz, begonviller, zakkumlarla süslü evler bunlar. İnsan adanın bu şekilde korunmasına hayran oluyor. İşte bu sebepten ötür ben Simi’ye bayıldım. Çok küçük ve bir süre sonra sıkıcı olacağını bilsem de güzel.

Denize girebileceğiniz yer ise adanın Pedi koyu. Burada bir kaç tane plaj yer alıyor ve suyu pırıl pırıl. Oldukça sessiz sakin ve yakın bir köy burası.

Simi’nin en popüler restoranı Manos. Bir aile işletmesi. Baba ve oğulları Manos ile birlikte biraz ileride yer alan İtalyan/Sushi restoranı ve üzerisi sanat galerisi olan LOS’u işletiyor. Manos’un fiyatları hiç ucuz değil ama biz yemeklerine bayıldık. Manos’un küçük oğlu ile de sohbet ettik. Yaz kış adada yaşıyorlarmış. Türkiye’deki olan herşey onları da olumsuz etkiliyormuş. Simi’ye ciddi sayıda Türk turist gidiyor. Tabi Türklerin ekonomisinin bozulması Simi için azalan turist demek. Biz gittiğimizde yine yatlarıyla adaya gelmiş Türk turistler dikkati çekiyordu.

Manos Restaurant
Simi’ye özgü karidesler
Deniz Levreği

Simi gece yaşamı yine Gialos odaklı. Bir çok bar ve restoran burada yer aldığı için eğlence merkezi de burası. Biz gecenin ilerleyen saatlerine kadar bir barda oturduk ve sohbet ederek rüzgarlı ve hafif serin Simi gecesinin tadını çıkardık…

Written By
More from gurhan

Çırağan Palace Kempinski’de Yılbaşı Yemeği…

2014’ü geride bırakmamıza artık sayılı günler kaldı. Yine herkesi yeni yıl heyecanı...
Read More

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir