Ağva’ya bir haftasonu Kaçamağı dedik ama kaçamadık…

Nemin %90lara vuracağı bir yaz haftasonunda Ağva’ya gitmenin pek mantıklı olmayacağını tahmin etmemiz gerekirdi. Ama arkadaşım Justin ziyarete gelip ve illa bir yerlere kaçalım diye ısrarcı olunca Hakan’ı da alıp hem denize girebilecek hem de yakın olan Ağva’da karar kıldık. Cumartesi öğleden sonra yola çıktık. Yolda güzel bir çiftlikte mola verdik ve yemek yedik. Sonra vaktinde Ağva’ya konaklayacağımız otele ulaştık.

Vadi Park Tesisleri
Vadi Park Tesisleri

Ağva’da yapılacak olan aktiviteleri sorup öğrendik. ATV kullanmak, bisiklet kiralayıp gezmek, yürüyüş yapmak, Göksu nehrinde yekne turu yapmak yada deniz bisikletiyle nehride turlamak bunlardan en cazipleriydi. Tabi bir de 5 dakika mesafedeki plaja gidip yüzmek de çekici geliyordu kulağa. Ama biz hava bulutlu onu yarına bırakalım dedik ve hemen otelin (Robin’s Nest) karşısında yer alan deniz bisikleti kiralama yerinden bisikletimizi kiraladık ve suya doğru açıldık. Yanımıza da gelirken markette durup aldığımız rose şarabımızı aldık. Biraz yorucu olsa da bisiklet çok keyifliydi. Hatta müziğimizi de açtık ve kendimizi dinginliğin kollarına saldık. Bu arada deniz bisikletinin saatlik bedeli 40 TL.

Robin’s Nest Hotel
Robin’s Nest Hotel

Ağva’ya yıllardır İstanbullu olmama rağmen ilk kez geldim. Nehrin kenarında yer alan oteller ve mekanlar gerçekten çok keyifli. Doğanın güzelliği de tartışılmaz. 1 saatlik turumuz attıktan sonra bisikletimizi teslim ederek otelimize döndük.

Deniz Bisikletimiz Drone ile
Çok eğlendik
İki kıyı arasında böyle geçiş sistemi de var
Göksu Nehri
Nehir üzeirnde bir çok işletme var
Ağva

Hiç de kalabalık değilmiş ne güzeldi diye düşündük. Hatta bunu sık sık yaparız dedik. Akşam yemeğimizi Ağva merkezdeki balık lokantası Liman’da yedik. Meze ve ara sıcaklar ve rakı ile bolca sohbet eşliğinde güzel bir akşam geçirdik (servis maalesef biraz aksıyor burada yoksa yediklerimiz lezzetliydi).

Meğer biz nehirde takılırken bütün çevre şehirlerden Ağva ve Şile sahillerine insan akımı yaşanıyormuş. Ertesi sabah kahvaltının ardından biraz güneşleniriz ve yüzeriz diye düşünerek mutlaka görmelisiniz denilen Kilimli Plajına gitmeye çalıştık. Ama o da ne! Araç konvoyları şeklinde herkes plaja ulaşmaya çalışıyor, köşe kapmaca oynanıyordu. Ağva merkezdeki plaja bakalım dedik, iğne atsan yere düşmüyor! Şile’ye doğru ilerleyelim dedik. Tenha olarak tabir edilen plajlar için kmlerce öteden aracı parkedip yürümeniz gerekiyor. Şile’ye doğru özel bir plaj işletmesine bari girelim hem yemek de yeriz dedik ama biz özel aile plajıyız diyip aile olmadığımızdan dolayı geri çevrildik (normal buluyorum çünkü ben de çocuksuz olan otel ve plajları tercih ediyorum).

Saklıgöl

Şile’ye yaklaşırken ümidimizi kayberek bari biraz daha doğa görelim diyerek Saklıgöl’e gittik. Orada manzra şimdiye kadar gördüklerimin en kötüsüydü. Hayır doğal manzara değil bahsettiğim insan kalabalığı. Saklıgöl’den de koşar adımlarla uzaklaşıp biz en iyisi İstanbul’a dönelim dedik…

Yani siz siz olun, haftasonları Şile ve Ağva taraflarına gitmekten kaçının!

 

Written By
More from gurhan

Azmak Çayında suyun üzerinde akşam yemeği

Marmaris’e 3. gidişim. Bu kez arkadaşlar toplandık, plan yaptık, 30 Ağustos tatilini...
Read More

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir